Grease’in gamsızlığını ve eğlencesini, American Idol’ın büyük hayallerini, Juno’nun iğneleyici mizahını ve Election’daki rekabeti düşünün.
Glee, “Nip/Tuck”ın yaratıcısı Ryan Murhy’nin ellerinden çıkmış hepimizin içindeki gizli potansiyele hitap eden yeni bir komedi!
Samimi ruhuna rağmen kararında ve esprili bir kinizm de barındırıyor olması Glee’yi herkese hitap eden bir dizi haline getiriyor. Farklı oyuncu kadrosunun genç, yaşlı, kadın, erkek herkes için sunduğu bir şey var. Çünkü sadece çocukların hayatından değil öğretmenlerinkinden de hikâyeler anlatıyor.
Dizide tek gördüğümüz şey mutluluk ve umuttan ibaret değil. Bağrımıza basmak isteyeceğimiz karanlık bir yanı da var. Glee dünyasında iyi insanlar bile kötü şeyler yapıyor ama umrumuzda olmuyor. Glee’yi şok edici ve kötü ama yine de umut dolu ve ilham verici yapan da tam olarak bu aslında.
Rekabet, kıskançlık, hırs, popülerlik merakı ve dizi müzikleri… Hepsi bizi lise günlerimize geri götürüyor.
Bu müzikal komedinin müzikleri de hiç hafife alınacak cinsten değil.
Amerika ve İngiltere’de ilk bölümün yayınlanmasının hemen ardından Journey’nin meşhur şarkısı “Don’t Stop Believing”in yıllar sonra yeniden listelerde üst sıralara oturmasının tek bir açıklaması olabilir: “Glee etkisi”.
Glee 1. Sezonuyla her Perşembe 21:00’de FOXLIFE’ta!


